
dalga :
1.gizli iş,dalavere 2.dalgınlık 3.geçici sevgili
dalgaya gelmek :
yanılmak,dalgınlıkla unutmak
dalgaya getirmek :
birinin dalgınlığından yararlanmak
dalgıç :
birinden habersiz birşeyi almakhuyunda olan kimse
dam :
tutuk evi
damlamak :
biryere çağrılmadan birdenbire gitmek
dava :
sevgili
davul tozu :
gerçekleşmesi imkansız olan durumlar için kullanulan söz
dehlemek :
kovmak
delik :
cezaevi
demirhindi :
pinti,hasis
deve olmak :
kaybolmak
dik alası :
genellikle hoş karşılanmayan birşeyin aşırılığını anlatır
dikiz :
bakma,gözetleme
dikizlemek :
sezdirmeden bakmak,gözetlemek
dinine yandığım :
öfk,kızgınlık gibi duyguları belirtmek için kullanılan ilenme sözü
diskur çekmek :
nutuk verir gibi konuşmak
dolma :
yaln hile,dalavere
dolma yutmak :
kanıp aldanmak
dubara :
oyun,düzen
dubaracı :
oyunla,düzenle iş gören,düzenci
duman :
1.kötü,yaman 2.esrar
duman attırmak :
kötü duruma düşürmek,geride bırakma,birini yıldırma
duman etmek :
dağıtmak,bozmak,yoketmek
duman olmak :
işi,durumu berbet olmak
dut gibi olmak :
çok sarhoş olmak,utanmak,mahçup olmak
düdük :
akılsız,boş kafalı
düdük makarnası :
aptal,anlayışsız
düdüklemek :
cinsel ilişkide bulunmak,aldatmak,kandırmak
dükkan :
kumarhane
dümen :
dalavere,hile
dümen kullanmak :
bir işi kurnazca yönetmek
dümen yapmak :
dalavere,hile ile birini kandırmak,aldatmaya çalışmak
dümeni kırmak :
çekip gitmek,uzaklaşmak,kaçmak
dümenci :
1.en geride olan,sonuncu,en tembel 2.dalavereci,hileci,düzenbaz
dümencilik :
1.en geride olama durumu,sonuncu olma durumu 2.dalaverecilik,hilecilik,düzenbazlık