
ekmek :
1.birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek,atlatmak 2.boşuna harcamak,ziyan etmek 3.yarışta geçmek
ekmeklik :
oyunda hep yenilerek kendisinden para kazanılan kimse
ekişmek :
1.utanmak,mahçup olmak 2.sırnaşmak,ısrar etmek
elden gel :
ver
emmek :
uzun süre yararlanmak
enayi :
fazla bön,avanak
enayi dümbeleği :
çok enayi
ense yapmak :
hiç çalışmadan rahatça yaşamak
enselemek :
yakalamak
enselenmek :
yakalanmak
erteke :
dikiz
esnaf :
kötü yola sapmış kadın
eşek cenneti :
öbür dünya
eşekten düşmüş karpuza dönmek :
1.çok sarsılmak 2.kötü bir duruma düşmek
ezmek :
harcamak